70 YAŞINDA 36 KİLO VERME BAŞARISI!

zayiflama_kamplari_kilo_verme (1)

GELİŞEREK DEĞİŞİMİ önce kızım keşfetti… Yıllar boyu zayıflamaya çalışmış, başaramamıştı.Gelişerek değişim programına başladığında ”Hayırlısı olsun” demekle yetindim.

Zaman geçtikçe kızımdaki değişikliği resimlerinden görüyor, inanılmaz mutluluk duyuyordum. İlk dönemini bitirmiş, ikinci dönemin yarısına gelmişti ki teyzesini de ikna etti GELİŞEREK DEĞİŞİM programa girmeye… Kısa bir süre sonra kardeşimde de düşünemeyeceğim gelişimi görmek şaşırttı beni…

Kızım benim de “Gelişerek Değişim” Programına girmem için ısrar ediyordu. Her ısrarına karşı koyuyor, sosyal projelerden, gönüllü olarak gittiğim dernek ve kulüplerdeki öğrencilerimden vakit ayıramayacağım bahaneleriyle bu işin bana göre olmadığını söylüyordum. Hem zaman ayırabilsem de, bir önceki çalışmalarım gibi önce zayıflayıp sonra tekrar kilo alacağımı bilerek bu çabaya hiç gerek olmadığından dem vuruyordum.

Bir gün kızım ”Annecim, anneler gününü bu kez seni bu programa üye olmanı sağlayarak kutlamak istedim… Ücretini ödedim… Faydalanıp faydalanmaman, devamını getirip getirmemen senin elinde” dediğinde ne yalan söyleyeyim sevinemedim önceleri… Gelin görün ki kızımın jestini de geri çevirme şansım yoktu.

Öncelikle 70 yaşında olduğumu, yurt içinde ve yurtdışında önemli noktalarda kamu görevi yaptığımı söylemek isterim.

Yaşamım boyunca en az üç kez uzun dönem zayıflamak istemiş, bu konuda çok emek vermiş, emeklerimin de karşılığını almış biriydim.

Gelin görün ki her defasında altı ay dolmadan verdiğim kiloların misliyle geri geldiğini söylemek zorundayım. İradesiz olsam bunca kiloyu veremezdim. Fakat diyetisyenin önerdiği gibi beslenirken, gram gram tüketmek belli bir dönemden sonra zor geliyor… Eh sporunuzu da üşenir bırakırsanız verdiğiniz kiloların fazlasıyla geri gelmesi kaçınılmaz…

26 Mayıs 2015 tarihinde GELİŞEREK DEĞİŞİM Programına girdiğimde 88 kilodaydım.

Sosyal yaşamımı gezip tozarak, oyun oynayarak, lay lay lom yaparak geçiren kesimden değildim. Devamlı üretmeyi seven, çevreme hizmet etmeyi görev sayan, bildiklerimin benimle mezara gitmesini istemeyen, paylaşımcı bir kişiliğim olduğundan evde değil, dışarıdaydım çoğu kez… Bir süre yazışmak bana çok zor geldi… ”Bitse de başka işlere koşsam “ derdim.

Zorlama benim kişiliğime tersti. Bu programda zorlamanın olmadığını çok kısa sürede gördüm. Programın “Olmazsa Olmaz’ı KiloBekçiliği’nin sadece beslenme ile ilgili program çerçevesinde çalışmadıklarını, bir psikolog gibi sizi çözdüklerini yaşadım.

Yaşam Koçu olarak, sizin kendinize olan güveninizi pekiştirerek, öncelikle vücudunuzu sevmenizi onun ne kadar değerli olduğunu görmenizi sağlıyorlar. GELİŞEREK DEĞİŞİM eğitimlerini bu şekilde veriyorlar.

Ben bunları sadece kendi Kilobekçimle olan diyaloğumdan değil hem kızım hem de kardeşimden duyduklarımı birleştirerek yazıyorum.

Size öncelikle Turbomend’ i anlatıyorlar… Onu içtiğinizde aldığınız vitamin ve mineralleri, verdiği inanılmaz enerjiyi size kullandırarak öğretiyorlar. Gelişiminizle ilgili yazılar gönderiyorlar… Her bir yazı inanılmaz mesajlar içeriyor. Eğitiminiz ne olursa olsun her gün yeni bir şeyler öğreniyorsunuz… Bu konuda ödevler yaparak GELİŞEREK DEĞİŞİYORSUNUZ. Değiştikçe vücudunuzun sadece beslenmeyle değil, besin dışı kaynaklarla da beslendiğini, ruhunuzun bu değişime ayak uydurduğunu hayretle izliyorsunuz. Sıkıntılarınızı, stresinizi, mutsuzluğunuzu, yürüyüş yaparak pozitif düşüncelere değiştirebiliyorsunuz.

Takip çizelgenizi doldurduğunuzda yaptığınız yanlışlar adına uyarılıyor diğer günler bunu tekrarlamıyorsunuz. Hayal kurmayı, hayallerinizin peşinden gitmeyi öğreniyorsunuz. Kendinize verdiğiniz değer arttıkça, hayallerinize biraz daha yaklaştıkça, şimdiye dek olmazsa olmazlarınız yine yürüyor ara vermiyorsunuz. Sadece belirli bir program çerçevesinde uygulamaya başlıyorsunuz. Çevrenin sizi esir almasına, kullanmasına izin vermiyorsunuz… “Önce ben” diyeceksiniz ki sizden beslenenler de sizin benliğinizden faydalanabilsinler. İlk üç ay bittiğinde farkına vardığım en önemli şeylerden biri de kendim mutlu oldukça ailemi, çevremi de mutlu etmemin kolay olduğuydu…

Beklentilerimiz her zaman istediğimiz doğrultuda olmayabiliyor… Bu durumlarda üzülmek yerine “Önemli değil ya da üzülmeye değmez” demekle yetindim. Hele hele Kilobekçinize güveniniz tamsa, sorgulamak yerine TAM BİR TESLİMİYET içerisindeyseniz benim gibi ilk üç ayda yemenin değil yememenin de zevk olduğunun bilincine varırsınız. Kaybederken kazandığınızı hissedersiniz ve bu sizi çok mutlu eder.

zayiflama_kampi_hk_performans

İkinci döneme hem bilinçli hem de çok istekli olarak başladım. Kilobekçimin kızım yaşlarında olduğunu tahmin ediyorum… Böyle olmasına karşın onunla yazışamadığım günü kayıp sayıyordum. Gencecik bir kişi gibi öğrendikçe öğrenmek istiyordum. Günde iki kez toplam üç saat yürümezsem tatmin olmuyordum.

Akşam beslenme saatlerimi 18.30’a geriletmiştim. Sabahları adeta zıplayarak kalkıyor, yürüyüşe başlıyordum. İkinci dönemin sonlarında hemen hemen hayal ettiğim kiloya gelmiştim…         Birkaç kilo daha versem hayal ettiğim kiloda olabilecektim. Bir bebeğin gelişimini tamamlayabilmesi için nasıl dokuz ay on güne gereksinim varsa bizim gelişmemiz için de en az bu süreyi tamamlamalıydık… Ve öyle de yaptım… Üçüncü bölüme de başlamış oldum… Hem de büyük bir zevkle…

Bu kez annemin bakımını da üstlenmiş olarak devam ettim. Akşam yürüyüşlerim bu nedenle aksasa da eve bisiklet alarak telafi ettim.

İdeal kiloma gelmiştim… Gelin görün ki beslenme alışkanlıklarım oturduğu için hırs yapmadığım halde kilo kaybetmeye devam ediyordum… KAYBETMEDEN KAZANIYORDUM.

Kilobekçimin önerisiyle kas oranımı arttırabilmek adına aletli pilatese başladım. Haftada üç kez sabah yürüyüşlerime ilave olarak kısa zamanda öylesine yol aldım ki…

On aydır Kilobekçime olan sevgim ve teslimiyetimle ”Gelişerek Değişim” ailesinin içindeyim… Hem de bu ailenin yaşça en büyük ferdi olarak… 88 kilo olarak başladığım çalışmamı hedef kilom 60 iken, 52 kilo olarak tamamlıyorum. Görünüşte değişimim kaçınılmaz… Asıl değişen beynim…Beyine format atmanın ne olduğunu görebiliyorum kendimde… Eşim evde bir iş yaparken ki uğraşımı ”Koşu pistinde mi zannediyorsun kendini?” diyerek şakalaşıyor. Tüy gibi hafif hissediyorum kendimi. Dizlerim ağrımıyor, ayak damarlarımın iyi çalışmamasından kaynaklanan küçük yaralar oluşmuyor artık… Tüm ilaçlarımı kestim… Doktor bendeki değişime şaşırarak sorular sordu…“Böyle bir online zayıflama sisteminin varlığından sayenizde haberdar oluyorum” dedi… Sadece doktora değil, Halil Kargulu’nun kurmuş olduğu bu değerli sistemin mail adresini tüm çevremle paylaşıyorum. Ruhum aydınlık… Hayallerim tozpembe olarak…

Hani yaşlıların metabolizma hızı tamamen yavaşlamıştı? Hani yaşlılar kilo veremezlerdi? Bu düşünce öylesine yer etmiş ki çevrede beni bir süredir görmeyen ”Dilim varmıyor ama söylemeye, hastamısınız?” diye soruyorlar. Hiç kimse benim sağlıklı kilo verebileceğimi düşünmüyor…

Kızımda, kardeşim de kırk kiloya yakın kilo verdiler… Bir araya geldiğimizde sadece konumuz Halil Kargulu’nun kurduğu Online Zayıflama Sisteminin mucizesi…

Ben sizi çok geç ve oldukça yaşlı olarak tanıdım… Tüm gençlere önerim… Lütfen sizler gecikmeyin… Hayallerinizi ertelemeyin… İnsan olarak, çok özel olduğunuzu bilerek vücudunuza sahip çıkın. Onu koruyun, kollayın ki o da size yaşlılığınızda sahip çıksın, sizi hırpalamasın…

Sevgili KiloBekçim… Yaşamımda güzel insanlarla tanışma fırsatım oldu… Onları unutmadım. Oysa siz… Siz var ya kilobekçim… Yaşamım boyunca sizi unutmam mümkün değil… Sizi görmemiş olsam da, sesinizi duymamış olsam da, yaşamımda, benim evladım olarak yerinizi alacaksınız… Kalben her istediğimi elde ettim yaşamımda… Tanrım bir gün bana sizinle tanışmayı nasip etsin… Hislendim… Gözlerimden akan yaşlara mani olamıyorum. Kendimle ilgili konuları başkasına aktarmayan bir kişiliğim var. Hep dimdik… Güçlü olmak için direnen, sırlarını paylaşmayan bir kişilik… Siz kızımdan sonra bu boşluğu dolduran dostsunuz. Sormak istediklerimi sordum, paylaşmak istediklerimi paylaştım… Yaşam koçum, psikoloğum oldunuz. Sanki benim karşımdaymışçasına dertleştim sizinle… Kimi zaman çaresizliğimi, kimi zaman sosyal projelerdeki sevincimi paylaştım sizinle… Büyük bir olgunlukla pozitif düşüncelerle yanıtladınız beni… Verdiğiniz her ödev, gönderdiğiniz her yazı yaşamıma dair bir mesaj niteliğindeydi. Sizi çevreme anlatırken ”KiloBekçiliği görevi üstlenmiş melek” olarak tanıttım.

Bunca danışanınız var… Nasıl bir enerjidir ki, bıkmadan usanmadan cevapladınız tüm sorularımı? Yorumlarınızın tamamı zarafet içeriyor… İncitmeden, kırmadan, bir o kadar da dopdolu… Nasıl yüreklendirdiniz beni? İltifatlarınıza kanmamak mümkün değil… Yerken çok mutlu olan, sinirlendiğinde yiyerek sıkıntısını gidereceğini sanan ben, zarif dokunuşlarınızla yememenin zevkine vardım. Öylesine bilinç düzeyi yüksek bir kişiliğiniz var ki… Kızım yaşımdaki bir kişiyle değil, yaşdaşımla konuşuyor hissine kapıldım. Konunuza hâkimdiniz. Kişilerin hoşlandığı şeyleri etüt edip, çalışmamızı bu yönde geliştirdiniz, beni değiştirdiniz, dayanışmayı çok güzel örneklendirdiniz. Sizi çok özleyeceğim sevgili Kilobekçim…

Halil Kargulu ile Gelişerek Zayıflama Programı” ANLATILMAZ YAŞANIR! Vücudunu seven “kilo veremiyorum” diye üzülen, bu konuda hayalleri olan, benim gibi kilo vermiş ama kısa sürede geri almış herkes, bu programa dahil olmalı… Aksi halde yaşamınızda keşkelerinize en önemlisi eklenmiş olur.

Güzel kızım… Bana hediyelerin en güzelini vererek, sayende bu programa dahil olduğum için, önce sana teşekkür etmeliyim. Yaşamımda aldığım en değerli hediyemin karşılığını sana sıhhatli, mutlu bir anne olarak veriyorum.

Sayın Halil Kargulu… Mucize programı başlattığınız için ne kadar övünseniz azdır… Ne mutlu size… Programınızdan sadece geçici bir süre ayrılıyorum. Her altı ayda bir, en az bir ay sizlerle olmayı arzuluyorum. Bu enerjiyi alan, bir daha sizi bırakamaz. Kutluyorum, dilerim daha nice başarılara imza atarsınız…

Programın “Olmazsa Olmaz’ı” sevgili Meleğim… KiloBekçim… Bundan daha faydalı bir görevde bulunamazdınız… Bilinçaltıma yaptığınız kuvvetli telkinler ile bilincimi değiştirdiniz “ZEHİR MİKTARDADIR” cümlenizi asla unutmayacağım. Sizinle yollarımızın kesişmesi Tanrımın bana bir lütfu. Sadece teşekkür edebiliyorum. Bu teşekkürün içinde, minnet var, sizi çok seven koca bir yürek var… Beni çok mutlu ettiniz… Tanrım yaşamınız boyunca sizi de mutlu etsin… Tüm yaşamınız boyunca SEVGİMLE KALIN… Beni unutmayın…

Özellikle gençlere seslenmek istiyorum… Yaşam çok kısa… Çalışıyorsunuz, çocuk büyütüyorsunuz, kendiniz için hiçbir şey yapmadan bir ömür tüketiyorsunuz… Bir kere de kendiniz için bir şey yapın, GELİŞEREK ZAYIFLAYIN, yaşam sevincini yakalayın, bu sizin de hakkınız… Tıpkı benim gibi yapın… Yapın da benim gibi geç kalmayın!

Tüm yaşamımda, kulaklarımda sizin güzel fısıltılarınızı, teşekkürlerinizi duyacağım… Ben buna tüm kalbimle inanıyorum.

S.A.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s